Vancouver’da Zaman Su Misali

Konuk yazarımız Sibel, Vancouver'da aldığı 12 haftalık eğitimin detaylarını anlatıyor...

Öğrencilik yıllarımdan kafamda olan Vancouver serüvenimi, Vancouver’da dil okulu hayalimi nasıl gerçekleştirdiğimi ve neler hissettiğimi anlatacağım bu yazımda. Öncelikle nasıl yurtdışında dil eğitimi alacağım hakkında bir bilgim yoktu, arkadaşımın tavsiyesi üzerine internetten araştırmaya başladım. Kısa bir süre sonra kendimi Kanada’nın Vancouver şehrinde dil eğitimi almaya Dünya’nın en iyi dil okullarından gelmiş olarak buldum. Vancouver şehri turistik açıdan çok fazla gelişmiş olup her yıl çok fazla turistin gezip görmeye geldiği bir şehirdir. Şehrin konforu çok iyi olup, merkezde ve yürüme mesafesinde olan büyük parklarında sakince dolaşıp ruhunuzu dinlendirebilirsiniz ya da günün her saatinde piknik, buz pateni ve bisiklete binebilirsiniz.

Kesinlikle insanları çok sıcakkanlı ve cana yakın, gidip insanların yanına merhaba dedikten sonra oturup muhabbet edebiliyorsunuz ve sizin yabancılık çekmenizi engelliyorlar ki bu orada bulunan yabancı insanlar için çok güzel bir şey. Sizin oraya uyum sağlamanıza ve pozitif olmanıza yardımcı olmasından bahsetmiyorum bile.

Eğitim aldığım okul binası merkezi bir yerde olup ulaşım okula çok rahattı. Tek bir ulaşım aracı ile okula gitme şansınız var. Eğitimin yanında sosyalliğe de çok fazla önem verdikleri için hemen hemen her gün okulda bir etkinlik olurdu (Geziler, bisiklet turları, golf vb.). Bu etkinliklere katılmak sosyalliğin yanında konuşmayı da geliştirdiği için katılmak çok yararlı. Dil eğitimi düşünenler için tavsiyem olabildiğince erken yaşta gitmeleri ve olabildiğince uzun süre bu deneyimi yaşamalarıdır. Çünkü oraya gittikten sonra keşke daha önce gelebilseydim, keşke daha uzun kalabilseydim diyor insan.

Sadece 12 hafta orada bulunmama rağmen dilimi ve konuşmamı çok fazla geliştirdim, okulda görmüş olduğumuz dersler ve okul dışında insanlarla ve arkadaşlarımla yapmış olduğum konuşmalar pratiğimi çok fazla geliştirdi. Okulda sürekli writing ve speaking dersleri görüyorsunuz ayrıyetten düzenlenen etkinlikleri söylemiyorum bile. Dışarı da ise arkadaşlarınızla bir yerlere gittiğinizde yaptığınız sohbetlerden dolayı da konuşmanız çok fazla gelişiyor.

Kalacak yer için ben şahsen aile yanını seçtim ve gidecek olan herkese de aile yanını tavsiye ederim. Çünkü günlük yaşam ile ilgili ve o ülkenin kültürünü öğrenme şansınız daha fazla. Hem aileler size çok sıcakkanlı yaklaşıyorlar ve kendinizi evinizde gibi hissetmenizi sağlıyorlar. Kaldığım aile eğitim için oraya geldiğimin farkındaydı ve dilimin gelişmesi sürekli günümün nasıl geçtiği hakkında sorular soruyorlardı. Evlerinde misafir değil de orada yaşayan biriyim gibi hissetmem için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, sürekli birlikte markete gidiyorduk oradaki arkadaşlarımı yemeğe davet ediyorduk ve günlük diyaloglar yapıyorduk ve çok değişik mutfakları tatma şansı elde ettim. Kısacası aile yanında kalmak herkese tavsiyem.

Aslında bu 3 ay içinde anlatamayacağım çok fazla deneyim elde ettim burada anlattıklarım sadece bir kısmı. Şu an dünyanın birçok yerine gidip ziyaret edebileceğim arkadaşlara ve Vancouver’da insanlara beni kızım diye tanıtan güzel bir ikinci aileye sahip oldum. 3 ayda çok fazla geliştirdiğim İngilizceye ve Türkiye’ye dönünce “iyi ki gitmişim” dediğim tecrübelere sahibim.

Sibel Coşun
Konuk Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir